Zeytin ve mandalina ağaçlarının sessizliği ile arazinin eğimi arasında kurulan denge, projenin çıkış noktası oldu. Modern yapılaşmanın “yok etme” refleksi yerine koruma tercih edildi: 1.100 zeytin ve 1.350 meyve ağacı, tek dalına dokunulmadan yerinde korundu ve tasarımın hiyerarşisinde başrole oturtuldu.
Yapısal yoğunluk kasıtla törpülendi; arazinin doğal eğimi, mahremiyeti kuran bir “doğal kalkan” olarak kullanıldı. Yerleşim yalnızca konuttan ibaret değil — ateş çukurları, zeytinlik sohbet alanları ve ortak avlularla insanların birbirine değebileceği bir sosyal doku olarak kurgulandı.
7.800 m²’lik master plan, her birine özel bahçeli 24 villa üzerine oturuyor. Ağaçların araziye yerleşimi parametrik araçlarla çözülerek doğanın rastlantısallığı mimari bir düzene bağlandı; süreç Revit tabanlı bir BIM omurgasıyla yönetildi.