İznik’in tarihi ve doğal dokusuyla kurulan ilişki, 62.000 m²’lik proje alanında 107 bağımsız birimlik sakin bir yerleşime dönüştü. Göl manzarası ve şehirden yeterli uzaklık, hem yaşam hem yatırım için ölçülü bir denge kuruyor.
Sosyal donatı, tasarımın merkezine alındı. Ortak kullanım restoranları ve sessiz alanların yanında, kubbe (dome) biçimli çalışma hacimleri bu projede ilk kez denendi; doğayla uyumlu, izole ve verimli birer çalışma ortamı olarak kurgulandı.
Konutlar taş ev konseptiyle tasarlandı; sade, dingin bir malzeme dili proje geneline hâkim. Geniş yeşil alanlarla desteklenen yerleşim, tarihi dokuyu ve doğayı modern mimari ilkelerle örüyor.